Genç bayan bir gün öğretmen olarak staja başlar. Yeni görevinde çok heveslidir. Bir gün teneffüs sırasında bütün çocuklar futbol oynarken bir çocuğun oyun alanının sonunda kenarda durduğunu görür. Çocuğun iyi olup olmadığını öğrenmek üzere yanına yaklaşır ve çocuğa bir sorununun olup olmadığını sorar. Çocuk herhangi bir sorununun olmadığını söyleyince uzaklaşır. Bir sure sonra genç kadın çocuğun yine tek başına aynı yerde durduğunu görür. İçi rahat etmeyen genç öğretmen tekrar çocuğa yaklaşarak, “Senin arkadaşın olmamı ister misin ?” diye sorar. Çocuk pek hevesli olmamakla birlikte “tamam” der.
İlerleme kaydettiğini düşünen genç öğretmen “Bütün çocuklar topun peşinde koşturup oynarlarken sen neden burada duruyorsun?” diye sorar. Afallayan küçük çocuk hayretler içerisinde cevap verir : “Çünkü ben kaleciyim öğretmenim”
Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar. Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, Bu mikroskoplarda lam da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak. Tabi hemen itirazlar, ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş : Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun? Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış : Tanısana hadi, tanısana kim olduğumu.
Kolejli kız chatte tanıştığı adamla ilk defa buluştuğu cumartesi gecesi geç saatte kampüse dönmüş. Onu beklemekte olan oda arkadaşı ışıkları hemen açıp merakla sormuş Nasıldı?; diye. Berbattı..demiş kız, Buluşmaya 1932 model Rolls Royceu ile geldi. Arkadaşı Vaaayy demiş. Kızım çok havalı ve pahalı bir araba o… Nesini beğenmedin ki? Kız, Hayatım demiş sinirle,
- Herif arabanın ilk sahibi!..